Kur'an 12:30 — Yusuf
وَقالَ نِسوَةٌ فِى المَدينَةِ امرَأَتُ العَزيزِ تُرٰوِدُ فَتىٰها عَن نَفسِهِ ۖ قَد شَغَفَها حُبًّا ۖ إِنّا لَنَرىٰها فى ضَلٰلٍ مُبينٍ
Şehirdeki bazı kadınlar dedikodu yaptılar: “Valinin karısı hizmetkârını baştan çıkarmaya çalışıyor. Ona deliler gibi âşık. Görüyoruz ki tamamen yoldan çıkmış.”
[12:29] “Yusuf, bu olayı yok say. Sana gelince (hanım), sen de günahın için bağışlanma dilemelisin. Sen bir hata işledin.”
[12:31] O onların dedikodularını işitince onları davet etti, onlar için rahat bir ortam hazırladı ve her birine birer bıçak verdi. O sırada ona “Onların bulunduğu odaya gir” dedi. Onu gördüklerinde ona öylesine hayran kaldılar ki ellerini kestiler.* Dediler ki “Yücelik TANRI'ya olsun. Bu bir insan değil; bu şerefli bir melektir.”