Submission

Submission — Submission (İslam): gerçek İslam hakkında doğru bilgilerin 33 dildeki lider kaynağı

Sure 56: Kaçınılmaz Olan

En Lütufkâr, En Merhametli olan Tanrı’nın adıyla

[56:1] Kaçınılmaz olan gerçekleştiğinde.

[56:2] Onun meydana gelişini hiçbir şey durduramaz.

[56:3] Bir kısmını alçaltacak, ötekileri ise yükseltecektir.

[56:4] Yeryüzü sarsılacak.

[56:5] Dağlar silinip yok edilecek.

[56:6] Sanki hiç var olmamışlar gibi.

[56:7] Sizler üç çeşit olarak sınıflandırılacaksınız.

[56:8] Saadeti hak etmiş olanlar saadet içinde olacaklardır.

[56:9] Sefaleti hak etmiş olanlar sefalet içinde olacaklardır.

[56:10] Bir de elitlerin elitleri vardır.

[56:11] Bunlar (Tanrı’ya) en yakın olacak kimselerdir.

[56:12] Saadet bahçelerinde.

[56:13] Birçoğu ilk nesillerden.*

*56:13-40 İman eden ve yalnızca Tanrı’ya tapınma yoluyla ruhlarını besleyenler Üst Cennet için mukadderdirler. Her elçinin çağdaş takipçileri, değişmez bir şekilde gelenekçilerden ve bozulmuş dine mensup olanlardan zulüm görürler. Böylece, kendileri için Üst Cennette ayrılmış özel bir yere sahiptirler. 40 yaşından önce ölen tüm insanlar en azından Alt Cennete giderler (46:15).

[56:14] Birazı da sonraki nesillerden.

[56:15] Lüks mobilyalar üzerinde.

[56:16] Her şeyden zevk alarak, onlar komşu olacaklardır.

[56:17] Onlara ölümsüz hizmetçiler hizmet edecektir.

[56:18] Bardaklar, sürahiler ve saf içeceklerle.

[56:19] Onlar asla bitmezler, usanmazlar da.

[56:20] Tercih ettikleri meyveler.

[56:21] Arzu ettikleri kuş etleri.

[56:22] Güzel eşler.

[56:23] Korunmuş inciler gibi.

[56:24] Çalışmalarına karşılık ödüller.

[56:25] Orada asla herhangi bir saçmalık yahut günah sözler işitmezler.

[56:26] Tek söz: “Esenlik, esenlik.”

Alt Cennet

[56:27] Sağ taraftakiler sağ tarafta olacaklardır.

[56:28] Gür meyve bahçelerinde.

[56:29] Güzel kokulu meyveler.

[56:30] Uzamış gölge.

[56:31] Bol su.

[56:32] Birçok meyve.

[56:33] Hiç bitmeyen; asla yasaklanmayan.

[56:34] Lüks mobilyalar.

[56:35] Onlar için eşler yaratırız.

[56:36] Daha önce asla dokunulmamış.

[56:37] Mükemmel şekilde eşleştirilmiş.

[56:38] Sağ tarafta olanlar için.

[56:39] Birçoğu ilk nesillerden.

[56:40] Birçoğu da sonraki nesillerden.*

*56:13-40 İman eden ve yalnızca Tanrı’ya tapınma yoluyla ruhlarını besleyenler Üst Cennet için mukadderdirler. Her elçinin çağdaş takipçileri, değişmez bir şekilde gelenekçilerden ve bozulmuş dine mensup olanlardan zulüm görürler. Böylece, kendileri için Üst Cennette ayrılmış özel bir yere sahiptirler. 40 yaşından önce ölen tüm insanlar en azından Alt Cennete giderler (46:15)./nCehennem

[56:41] Sola ait olanlar solda olacaklar.

[56:42] Sefalet içinde ve infernoda.

[56:43] Gölgeleri bile sıcaktır.

[56:44] Hiç serin değildir, asla tahammül edilemez.

[56:45] Onlar daha önce varlıklıydılar.

[56:46] Büyük küfürde ısrar ettiler.

[56:47] Dediler ki “Biz öldükten, toz ve kemiklere dönüştükten sonra diriltileceğiz öyle mi?”

[56:48] “Atalarımız da dâhil mi?”

[56:49] De ki, “Önceki nesiller de sonraki nesiller de.

[56:50] “Önceden belirlenmiş bir gündeki buluşma için toplanacaklardır.

[56:51] “Sonra siz, ey inkârcı sapanlar!

[56:52] “Zakkum ağaçlarından yiyeceksiniz.

[56:53] “Karınlarınızı onunla dolduracaksınız.

[56:54] “Sonra onun üzerine cehennemî içeceklerden içeceksiniz.

[56:55] “Sonra da kumdan içecekleri ilave edeceksiniz.”

[56:56] Onların Yargı Günü’ndeki payları işte böyledir.

Derin Düşünceler

[56:57] Sizi biz yarattık, keşke inanabilmiş olsaydınız!

[56:58] Ürettiğiniz meniye dikkat ettiniz mi?

[56:59] Onu siz mi yarattınız yoksa biz mi?

[56:60] Sizin için ölümü önceden belirledik. Hiçbir şey bizi durduramaz—

[56:61] sizin yerinize yeni nesilleri getirmekten ve sizin bilmediklerinizi yerleştirmekten.

[56:62] İlk yaratılışı biliyorsunuz. Aklınıza gelmiyor mu?

[56:63] Biçtiğiniz ekinlere dikkat ettiniz mi?

[56:64] Onları siz mi yetiştirdiniz yoksa biz mi?

[56:65] Eğer irade edersek onu kuru ota çevirebiliriz. O zaman feryat figan edersiniz:

[56:66] “Zarar ettik.

[56:67] “Yoksun bırakıldık”

[56:68] İçtiğiniz suya dikkat ettiniz mi?

[56:69] Onu bulutlardan siz mi indirdiniz yoksa biz mi?

[56:70] Eğer irade edersek onu tuzlu yapabiliriz. Müteşekkir olmalısınız.

[56:71] Yaktığınız ateşe dikkat ettiniz mi?

[56:72] Onun ağacını siz mi başlattınız yoksa biz mi?

[56:73] Biz onu bir hatırlatma ve kullananlar için yararlı bir araç kıldık.

[56:74] Azametli olan Rabbinin adını yücelt.

Kuran’ı Sadece Samimiler Anlayabilir

[56:75] Yıldızların konumlarına yemin ederim.

[56:76] Bu müthiş bir yemindir, bir bilseniz.*

*56:75-76 Yedi evrenin en küçüğü ve en içteki olan bizim evrenimiz, milyarlarca ışık yılı mesafede, bir milyar galaksi, bir milyar trilyon yıldız içerir. Bu sayısız desilyonlarca gök cismi, ilahi olarak kontrol edilen bir hassasiyet altında kendi yörüngelerini korurlar.

[56:77] Bu, şerefli bir Kuran’dır.

[56:78] Korunmuş bir kitaptadır.

[56:79] Samimilerden başka hiç kimse onu kavrayamaz.*

*56:79 Yalnızca Kuran ile tatmin olmayan samimiyetsiz kimseler, Kuran’ı anlamaktan ilahi olarak engellenirler. Bu kavram Kuran boyunca tekrarlanmaktadır (17:45, 18:57). Sonuç olarak, onlar bu ayeti anlayamazlar. Örneğin 7:3, 17:46, 41:44 ve 56:79 ayetlerine ait bu çeviriyi diğer çevirilerle karşılaştırın.

[56:80] Kâinatın Rabbinden bir vahiydir.

[56:81] Bu anlatımı umursamıyor musunuz?

[56:82] Siz inkâr etmeyi iş mi ediniyorsunuz?

[56:83] Vakit gelip de o (ruhunuz) boğazınıza dayandığında—

[56:84] o zaman etrafa bakacaksınız.

[56:85] Biz ona sizden daha yakınız, fakat siz göremezsiniz.

[56:86] Eğer hiçbir hesaba çekilmeyeceğiniz doğruysa—

[56:87] neden (ruhunuzu) iade etmiyorsunuz, eğer doğru sözlü iseniz?

[56:88] Eğer o Bana yakın olanlardan biriyse—

[56:89] o zaman sevinç, çiçekler ve saadet bahçeleri.

[56:90] Eğer sağda olanlardan biriyse—

[56:91] esenlik sağda olanların nasibidir.

[56:92] Fakat eğer o inkârcılardan, sapanlardan biriyse—

[56:93] o zaman infernonun olduğu yerde—

[56:94] ve Cehennemde yanma.

[56:95] Bu, mutlak gerçektir.

[56:96] Azametli olan Rabbinin adını yücelt.