Submission

Submission — Submission (İslam): gerçek İslam hakkında doğru bilgilerin 33 dildeki lider kaynağı

Sure 44: Duman

En Lütufkâr, En Merhametli olan Tanrı’nın adıyla

[44:1] H.M.

[44:2] Ve bu aydınlatıcı kutsal yazı.

[44:3] Onu bereketli bir gecede indirdik, çünkü biz uyarmalıyız.

[44:4] Onda (kutsal yazıda) her bilgelik meselesi açıklığa kavuşturulur.

[44:5] Katımızdan önceden belirlenmiş bir emirdir ki biz elçiler göndeririz.

[44:6] Bu, Rabbinden bir rahmettir. O İşitendir, Her Şeyi Bilendir.

[44:7] Göklerin, yerin ve aralarındaki her şeyin Rabbidir. Keşke kesinliğe erişebilseydiniz!

[44:8] O’nun dışında başka tanrı yoktur. O, hayatı ve ölümü kontrol eder; sizin de Rabbinizdir, atalarınızın da Rabbidir.

[44:9] Doğrusu, onlar şüphe doludurlar, pervasızdırlar.

Duman: Büyük Bir Kehanet*

[44:10] O halde, göğün esaslı bir duman getireceği günü bekle.*

*44:10 Sadece iki işaret henüz gerçekleşmedi, bu duman ile Yecüc ve Mecüc (Ek 25).

[44:11] İnsanları saracaktır; bu, acı veren bir azaptır.

[44:12] “Rabbimiz! Bu azabı bizim için dindir; biz imanlılarız.”

Tanrı’nın Antlaşma Elçisi*

[44:13] Artık iş işten geçti ya, hatırlarlar! Onlara aydınlatıcı bir elçi gelmişti.

*44:13 Sure ve ayet numaraları toplamı (44+13) 57, 19x3 eder ve bu Kuranî kod, Tanrı’nın Antlaşma Elçisi tarafından ilan edildi (Ek 1, 2 & 26).

[44:14] Ancak, “Eğitim düzeyi yüksek fakat deli!” diyerek ondan yüz çevirdiler.

[44:15] Biz bir süreliğine azabı dindireceğiz; siz çok geçmeden eski halinize döneceksiniz.

[44:16] Büyük vuruşu vuracağımız gün, intikam alacağız.

[44:17] Onlardan önce Firavun halkını da test ettik; onlara şerefli bir elçi gitti.

[44:18] Şöyle ilan ediyordu: “TANRI’nın kulları, beni dinleyin. Ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.”

[44:19] Ve “TANRI’ya karşı haddi aşmayın. Ben size güçlü kanıtlar getiriyorum.

[44:20] “Eğer bana karşı gelirseniz, ben Rabbime ve Rabbinize sığınıyorum.

[44:21] “Eğer iman etmeyi istemiyorsanız, o halde sadece beni yalnız bırakın.”

[44:22] Ardından Rabbine yalvardı: “Bunlar kötü insanlar.”

[44:23] (Tanrı dedi ki) “Kullarımla birlikte geceleyin yola çıkın; sizin peşinize düşülecek.

[44:24] “Denizi hızlıca geçin; onların orduları boğulacaktır.”

[44:25] Böylece, onlar arkalarında birçok bahçeler ve pınarlar bıraktılar.

[44:26] Ekinler ve lüks bir hayat.

[44:27] Sefa sürdükleri nimetler.

[44:28] Tüm bunların başka insanlar tarafından miras alınmasına yol açtık.

[44:29] Ne gök ağladı onlara ne de yer ve onlara mühlet de verilmedi.

[44:30] Aynı zamanda, İsrailoğullarını küçük düşürücü zulümden kurtardık.

[44:31] Firavun’dan; o bir tirandı.

[44:32] Onları tüm insanlar arasından bilerek seçtik.

[44:33] Onlara büyük bir test teşkil eden birçok kanıtlar gösterdik.

Aynı Sonuçları Bekleyin

[44:34] Şimdiki nesiller diyor ki

[44:35] “Biz sadece ilk ölümü ölürüz; asla diriltilmeyeceğiz!

[44:36] “Eğer doğru sözlü iseniz atalarımızı geri getirin.”

[44:37] Onlar Tubba’ halkından ve onlardan öncekilerden daha mı iyiler? Biz onları cürümlerinden ötürü yok ettik.

[44:38] Biz gökleri, yeri ve aralarındaki her şeyi sırf oyun olsun diye yaratmadık.

[44:39] Onları belirli bir amaç için yarattık, fakat onların çoğu bilmez.

[44:40] Karar Günü onların hepsini gözlemektedir.

[44:41] O, hiçbir arkadaşın kendi arkadaşına hiçbir şekilde yardım edemeyeceği gündür; kimseye yardım edilemez.

[44:42] Sadece TANRI’dan rahmete erişenler müstesna. O Kudretlidir, En Merhametli Olandır.

İnkârcılar

[44:43] Elbette, zakkum ağacı—

[44:44] günahkâr olana yiyecek sağlayacak.

[44:45] Alkali çözelti gibi midelerde kaynayacak.

[44:46] Cehennem içeceklerinin kaynaması gibi.

[44:47] Tutun onu ve Cehennemin ortasına atın.

[44:48] Sonra başının üstüne infernonun azabını boşaltın.

[44:49] “Bunu tat; sen çok güçlü, çok şerefliydin ya.”

[44:50] Bu, şüphe edip durduğunuz şeydir.

Doğrular

[44:51] Doğrular güvenli bir makamda olacaklardır.

[44:52] Bahçelerin ve pınarların keyfini çıkararak.

[44:53] Kadife ve atlas/saten kumaş giyerek; birbirlerine yakın şekilde.

[44:54] Onlara harika eşler bahşederiz.

[44:55] Orada her tür meyvenin tadını çıkarırlar, Mükemmel bir huzur içinde.

Doğrular Gerçekte Ölmezler*

[44:56] Orada—ilk ölümün ötesinde*—ölüm tatmazlar ve O, onları Cehennem azabından korumuştur.

*44:56 Ek 17’de detaylıca anlatıldığı gibi, doğrular gerçekte ölmezler; onlar direk Âdem ile Havva’nın bir zamanlar yaşadığı aynı Cennete geçerler. Bu ifadeyi, 40:11’deki inkârcıların ifadesi ile karşılaştırın.

[44:57] İşte Rabbinden gelen nimet böyledir. İşte büyük zafer böyledir.

[44:58] Dikkate alsınlar diye, onu senin dilinde bu şekilde açıklığa kavuşturduk.

[44:59] Öyleyse bekle; onlar da beklemek zorunda kalacaklardır.