Submission

Submission — Submission (İslam): gerçek İslam hakkında doğru bilgilerin 33 dildeki lider kaynağı

Sure 19: Meryem

En Lütufkâr, En Merhametli olan Tanrı’nın adıyla

[19:1] K. H. Y. ‘A. S.* (Kãf Hã Yã ‘Ayn Sãd)

Zekeriya

[19:2] Rabbinin, kulu Zekeriya’ya olan rahmetinin bir anlatımıdır.

[19:3] O, gizli bir seslenişle Rabbine seslendi.

[19:4] Şöyle dedi, “Rabbim! Vücudumda kemikler zayıfladı ve saçlarım ağarıp tutuştu. Rabbim! Ben Sana yalvarırken asla umutsuzluğa kapılmam.

[19:5] “Bana bağımlı olanların benden sonraki halleri için endişeleniyorum ve karım da kısırlaştı. Bana Senden bir mirasçı bahşet.

[19:6] “Bana ve Yakup boyuna varis olsun ve onu kabul edilebilir kıl Rabbim.”

Yahya

[19:7] “Ey Zekeriya! Sana müjde veriyoruz; adı Yahya olacak bir erkek çocuk. Daha önce onun gibisini hiç yaratmadık.”

[19:8] Dedi ki “Rabbim! Karımın kısırlığına ve benim yaşlılığıma rağmen bir oğul sahibi mi olacağım?”

[19:9] Dedi ki “Rabbin böyle söyledi: ‘Onu yapmak Benim için kolaydır. Bundan önce de seni yaratmıştım ve sen hiçbir şey değildin.’ “

[19:10] Dedi ki “Rabbim! Bana bir işaret ver.” O da “Senin işaretin artarda üç gece boyunca insanlarla konuşmayacak olmandır” dedi.

[19:11] Mabetten ailesinin yanına çıkıp geldi ve onlara işaret yoluyla şöyle bildirdi: “Gece gündüz (Tanrı üzerinde) tefekkür edin.”

[19:12] “Ey Yahya! Kutsal yazıya kuvvetlice sarıl.” Biz ona bilgelik bahşettik, hatta gençliğinde bile.

[19:13] Ve (ona) katımızdan iyi kalplilik ve arınmışlık (bahşettik), çünkü o doğru birisiydi.

[19:14] O, ana-babasına hürmet gösterirdi ve asla asi bir zorba değildi.

[19:15] Doğduğu gün, öldüğü gün ve tekrar hayata diriltileceği gün esenlik üzerine olsun.

Meryem

[19:16] Kutsal yazıda Meryem’den de söz et. Kendisini ailesinden izole etti, doğuda bir bölgeye.

[19:17] Kendisini onlardan bir engel ayırmışken, ona Ruhumuzu gönderdik. Ona bir insan şeklinde gitti.

[19:18] Dedi ki “En Lütufkâr Olan’a sığınıyorum ki sen doğru biri olasın.”

[19:19] Dedi ki “Ben sana arınmış bir oğul bahşetmek için Rabbinin elçisiyim.”

[19:20] O da “Bana hiçbir erkek dokunmamışken nasıl bir oğlum olabilir; ben asla iffetsiz olmadım” dedi.

[19:21] O dedi ki “Böyle söyledi Rabbin, ‘O Benim için kolaydır. Biz onu insanlar için bir işaret ve bizden rahmet kılacağız. Bu, önceden belirlenmiş bir husustur.’ “

İsa’nın Doğuşu

[19:22] Ona hamile kaldığında kendini uzak bir yerde izole etti.

[19:23] Doğum süreci ona bir hurma ağacının yanında gelip çattı. Dedi ki “(Çok utanıyorum;) keşke bu gerçekleşmeden önce ölmüş olsaydım ve tamamen unutulup gitseydim.”

[19:24] (Bebek) onun altından kendisine seslendi, dedi ki “Üzülme! Rabbin sana bir su arkı sağladı.

[19:25] “Eğer bu hurma ağacının gövdesini sallarsan, senin için olgun hurmalar dökecektir.*

[19:26] “Ye, iç ve neşelen. Eğer herhangi birini görürsen de ki, ‘Ben bir sessizlik yemini ettim; bugün kimseyle konuşmuyorum.’ “

[19:27] Onu taşıyarak ailesine geldi. Dediler ki “Ey Meryem! Sen tamamen beklenmedik bir şey yaptın.

[19:28] “Ey Harun’un soyundan gelen! Baban kötü bir adam değildi, annen de iffetsiz değildi.”

Bebek Bir Açıklama Yapıyor

[19:29] Onu işaret etti. Onlar da “Beşikteki bir bebekle nasıl konuşabiliriz?” dediler.

[19:30] (Bebek konuştu ve) şöyle söyledi, “Ben TANRI’nın bir kuluyum. O bana kutsal yazı verip beni bir peygamber tayin etti.

[19:31] “Nereye gidersem gideyim beni kutlu kıldı ve yaşadığım sürece bana İletişim Dualarını (Namazı) ve zorunlu bağışı (Zekâtı) gözetmemi tembih etti.

[19:32] “Anneme hürmet göstermemi de. Beni itaatsiz bir asi yapmadı.

[19:33] “Ve doğduğum gün, öldüğüm gün ve yeniden diriltildiğim gün esenlik üzerime olsun.”

Kanıtlanmış Gerçek

[19:34] Meryemoğlu İsa işte buydu ve şüphe etmeye devam ettikleri konunun gerçeği de budur.

[19:35] Bir oğula baba olmak TANRI’ya yakışmaz, yücelik O’na olsun. Bir şey yapmak için sadece “Ol” der ve o olur.

[19:36] O ayrıca şöyle ilan etti, “TANRI benim de Rabbimdir sizin de Rabbinizdir; yalnızca O’na tapın. Doğru yol budur.”*

[19:37] Çeşitli fırkalar (İsa’nın kimliği ile alakalı) aralarında anlaşmazlığa düştüler. O halde, müthiş bir günün müşahedesinden ötürü vay o inkâr edenlerin haline.

[19:38] Onları bizimle karşı karşıya geldiklerinde duyup görünceye kadar sabret. Haddi aşanlar, o gün tamamen şaşkınlık içinde olacaklar.

[19:39] Kararın verileceği pişmanlık günü hakkında onları uyar. Onlar tamamen ilgisizdirler; onlar iman etmezler.

[19:40] Yeryüzüne ve üzerindeki herkese vâris olan biziz; herkes bize döndürülecektir.

İbrahim

[19:41] Kutsal yazıda İbrahim’den de söz et; o bir aziz, bir peygamberdi.

[19:42] Babasına dedi ki “Ey babacığım! Ne işitebilen ne görebilen ne de sana hiçbir şekilde yardım edemeyen şeylere niçin tapıyorsun?

[19:43] “Ey babacığım! Ben senin almadığın kesin/güvenilir bir bilgi aldım. Bana uy, ben sana dosdoğru bir yolda rehberlik edeceğim.

[19:44] “Ey babacığım! Şeytana tapma. Şeytan, En Lütufkâr Olan’a karşı isyan etti.

[19:45] “Ey babacığım! Senin En Lütufkâr Olan’dan gelen azaba uğramandan, sonra şeytanın bir dostu olmandan korkuyorum.”

[19:46] Dedi ki “Sen benim tanrılarımdan vaz mı geçtin ey İbrahim? Eğer buna son vermezsen seni taşlarım. Beni rahat bırak.”

[19:47] O da “Esenlik üzerine olsun. Seni bağışlaması için Rabbime yalvaracağım; Bana En İyi Davranan O olmuştur.

[19:48] “Ben seni ve TANRI’nın yanında taptığın tanrılarını terk edeceğim. Ben sadece Rabbime tapacağım. Yalnızca Rabbime yalvarmakla yanlış yapmış olamam.”

[19:49] Onları ve onların TANRI’nın yanında taptıkları tanrıları terk ettiğinden dolayı, biz ona İshak’ı ve Yakup’u bahşettik ve onların her birini birer peygamber yaptık.

[19:50] Onlara rahmetimizi yağdırdık ve tarihte onlara şerefli bir makam bahşettik.

Musa

[19:51] Kutsal yazıda Musa’dan da söz et. O adanmıştı ve o, peygamber olan bir elçiydi.

[19:52] Ona Sina Dağı’nın sağ tarafından seslendik. Görüşmek için kendisini yaklaştırdık.

[19:53] Ve rahmetimizden dolayı kardeşi Harun’u kendisine bir peygamber olarak bahşettik.

[19:54] Ve kutsal yazıda İsmail’den de söz et. Bir söz verdiğinde samimiydi ve o, peygamber olan bir elçiydi.

[19:55] Ailesine İletişim Dualarını (Namazı) ve zorunlu bağışı (Zekâtı) gözetmelerini tembih ederdi; o, Rabbi tarafından kabul gören biriydi.

[19:56] Ve kutsal yazıda İdris’ten de söz et. O bir azizdi, bir peygamberdi.

[19:57] Biz onu yüce bir makama yükselttik.

[19:58] Bunlar, TANRI’nın nimetlendirdiği peygamberlerden bazılarıdır. Onlar Âdem’in soyundan, Nuh ile birlikte taşıdıklarımızın soyundan, İbrahim ve İsrail’in soyundan ve rehberlik edip seçtiğimiz kimseler arasından seçildi. Onlara En Lütufkâr Olan’ın vahiyleri okunduğunda ağlayarak secdeye kapanırlar.

İletişim Dualarını (Namazı) Kaybetmek

[19:59] Onlardan sonra, yerlerine İletişim Dualarını (Namazı) kaybeden ve arzularını takip eden nesilleri geçirdi. Onlar neticelerine katlanacaklar.

[19:60] Sadece tövbe eden, iman eden ve doğru bir hayat sürenler Cennete girecekler, en ufak bir haksızlık olmadan.

[19:61] Kendi başlarınayken bile O’na tapınanlar için En Lütufkâr Olan tarafından söz verildiği üzere Aden bahçeleri onları gözlüyor. Verdiği sözün kesinlikle yerine gelmesi gerekiyor.

[19:62] Orada hiçbir saçmalık işitmeyecekler; sadece esenlik. Orada rızıklarını gece gündüz alırlar.

[19:63] İşte Cennet böyledir; biz onu doğru kullarımızın arasında olanlara bahşederiz.

[19:64] Biz Rabbinin emri olmadan inmeyiz. Geçmişimiz, geleceğimiz ve onların arasındaki her şey O’na aittir. Rabbin asla unutkan değildir.

[19:65] Göklerin, yerin ve ikisi arasındaki her şeyin Rabbi; O’na tapın ve O’na tapınmakta kararlı bir şekilde sebat et. O’na denk olan hiç kimseyi biliyor musun?

[19:66] İnsanoğlu sorar, “Ben öldükten sonra tekrar hayata döner miyim?”

[19:67] İnsanoğlu unuttu mu ki onu zaten biz yarattık ve o hiçbir şeydi?

Önderlere Özel Uyarı

[19:68] Rabbine andolsun ki biz onları şeytanlarla birlikte kesinlikle toplayacağız ve aşağılanmış bir şekilde Cehennemin çevresinde bir araya getireceğiz.

[19:69] Sonra her bir gruptan, En Lütufkâr Olan’ın en azılı düşmanlarını seçip ayıracağız.

[19:70] Biz orada yanmayı en çok kimlerin hak ettiğini gayet iyi biliriz.

Herkes Cehennemi Görür*

[19:71] Her birinizin onu görmesi gerekiyor; bu, Rabbinin değiştirilemez bir kararıdır.

[19:72] Sonra, doğruları kurtaracağız ve haddi aşanları ise orada aşağılanmış bir şekilde bırakacağız.

Çoğunluk

[19:73] Vahiylerimiz kendilerine apaçık bir şekilde okunduğunda, inkâr edenler iman edenlere şöyle söyler, “Hangimiz daha müreffeh? Hangimiz çoğunluktayız?”

[19:74] Onlardan önce nice nesli yok ettik; onlar daha güçlü ve daha müreffehtiler.

[19:75] De ki, “Kim sapmayı seçerse, kendileri için söz verileni—ya azabı ya da Saat’i—görene dek En Lütufkâr Olan da onları gittikleri yolun doğru olduğuna inandırır. İşte bu, kimin gerçekten durumunun daha kötü ve güç olarak daha zayıf olduğunu öğrendikleri zamandır.”

[19:76] TANRI, rehberlik edilmeyi seçenlerin hidayetini arttırır. Çünkü iyi işler, Rabbin tarafından ebedi olarak ödüllendirilir ve çok daha iyi sonuçlar getirir.

[19:77] Vahiylerimizi reddedip, ardından “Bana servet ve evlatlar verilecek” diyen kişiye dikkat ettin mi?!

[19:78] Geleceği mi görmüş? En Lütufkâr Olan’dan böyle bir söz mü almış?

[19:79] Gerçekten de biz onun söylediklerini kaydedeceğiz, sonra onu sürekli artan azaba mahkûm edeceğiz.

[19:80] Sonra onun sahip olduğu her şeyi miras alırız ve o tek başına bize döner.

[19:81] Kendilerine yardımcı olsunlar diye TANRI’nın yanında başka tanrılara tapınırlar.

Putlar Kendilerine Tapanları Sahiplenmezler

[19:82] Aksine onlar, onların putperestliğini reddedeceklerdir ve onların düşmanları olacaklardır.

[19:83] İnkârcıları kışkırtmak için onların üzerine şeytanları nasıl saldığımızı görmüyor musun?

[19:84] Sabırsız olma; biz onlar için bazı hazırlıklar yapıyoruz.

[19:85] Doğruları, En Lütufkâr Olan’ın huzurunda bir grup halinde toplayacağımız gün gelecek.

[19:86] Ve suçluları ise, ebedi kalış yerleri olacak olan Cehenneme süreceğiz.

[19:87] En Lütufkâr Olan’ın yasalarına uyumlu olanlar dışında hiç kimse şefaat etme gücüne sahip olmayacaktır.

Büyük Küfür

[19:88] “En Lütufkâr Olan bir oğula baba oldu!” dediler.

[19:89] Siz büyük bir küfrü dillendirdiniz.

[19:90] Neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılıp ayrılacak ve dağlar çökecek.

[19:91] Çünkü onlar En Lütufkâr Olan’ın bir oğula baba olduğunu iddia ediyorlar.

[19:92] Bir oğula baba olmak En Lütufkâr Olan’a yakışmaz.

[19:93] Göklerdeki ve yerdeki her bir kişi En Lütufkâr Olan’ın bir kuludur.

[19:94] O onları kuşatmış ve tek tek saymıştır.

[19:95] Onların hepsi, Diriliş Günü’nde O’nun huzuruna bireyler olarak gelecektir.

[19:96] Şüphesiz, iman edip doğru bir hayat sürenlere En Lütufkâr Olan sevgi yağdırır.

[19:97] Doğrulara müjde veresin ve karşı çıkanları onunla uyarasın diye bu (Kuran’ı) senin dilinde böylelikle kolaylaştırdık.

[19:98] Onlardan önce yok ettiğimiz nice nesiller; onlardan herhangi birini algılayabiliyor musun yahut onlardan herhangi bir ses işitebiliyor musun?