Submission

Submission — Submission (İslam): gerçek İslam hakkında doğru bilgilerin 33 dildeki lider kaynağı

Sure 40: Bağışlayıcı

En Lütufkâr, En Merhametli olan Tanrı’nın adıyla

[40:1] H.M.*

*40:1 “Ha Mim” başlangıçları 40-46. surelerde geçmektedir. “Ha” ve “Mim” harflerinin yedi surede geçiş sayısı 2147 veya 19x113’tür (Ek 1).

[40:2] Bu kutsal yazının vahyedilişi, Kudretli olan ve Her Şeyi Bilen TANRI’dandır.

[40:3] Günahları bağışlayan, tövbeyi kabul eden, ceza uygulamada şiddetli ve tüm gücün sahibi olan. O’nun dışında başka tanrı yoktur. Nihai varış O’nadır.

[40:4] İnkâr edenler dışında hiç kimse TANRI’nın vahiylerinin aleyhinde olmaz. Onların görünüşteki başarısından etkilenme.

[40:5] Onlardan önce Nuh halkı ve onlardan sonra da başka birçok muhalif inkâr ediyordu. Her toplum kendi elçisini etkisiz hale getirmek için ona sıkıntı verdi. Ve gerçeği yenmek için sahte olanı kullanarak tartışıyorlardı. Sonuç olarak, Ben de onları cezalandırdım; cezalandırmam nasıl da korkunçtu!

[40:6] Böylece, onların Cehennem sakinleri olduklarına dair Rabbinin hükmü inkâr edenler üzerine hâlihazırda damgalanmıştır.

Melekler İmanlılar İçin Dua Ederler

[40:7] Tahta hizmet edenler ve etrafındakilerin tümü Rablerini yüceltip över ve O’na iman ederler. Ve onlar iman edenler için bağışlanma dilerler: “Rabbimiz! Senin rahmetin ve bilgin her şeyi kuşatır. Tövbe edenleri ve Senin yolunu takip edenleri bağışla ve onları Cehennem azabından koru.

[40:8] “Rabbimiz! Onlar için ve ataları, eşleri ve evlatları arasından doğru olanlar için söz verdiğin Aden bahçelerine onları kabul et. Sen Kudretlisin, Bilgeler Bilgesisin.

[40:9] “Ve onları günaha düşmekten koru. Günaha düşmekten koruduğun kişi, o gün Senden bir rahmete erişmiştir. En büyük zafer işte budur.”

YALNIZCA Tanrı: İnkârcılar İtiraf Ederler

[40:10] İnkâr edenlere şöyle denilecek, “TANRI’nın size karşı olan nefreti, sizin kendinize karşı olan nefretinizden daha büyüktür. Çünkü siz iman etmeye davet edildiniz, fakat inkâr etmeyi seçtiniz.”

YALNIZCA Tanrı: İnkârcılar İki Ölümü Tadarlar*

[40:11] Onlar da diyecekler ki “Rabbimiz! Bizi iki kez öldürdün* ve bize iki hayat verdin; artık günahlarımızı itiraf ettik. Herhangi bir çıkış yolu var mı?”

*40:11-12 Doğru olan imanlılar hâlihazırda tecrübe ettiğimiz ölüm haricinde ölüm tatmazlarken (44:56), inkârcılar iki ölümden geçerler. Lütfen Ek 17’ye bakınız. Cehenneme gitmenin nedeni açıktır; Tanrı’ya iman edenler bile başkalarını O’na ortak ederler (39:45’e bakınız)./nYALNIZCA Tanrı: Nedene Dikkat Edin

[40:12] Bunun nedeni YALNIZCA TANRI savunulduğunda inkâr etmeniz, fakat O’nun yanında başkaları anıldığında iman etmenizdir. Haliyle de TANRI’nın yargılaması sonuçlandı; O, Yüceler Yücesidir, Büyüktür.

[40:13] Sürekli olarak size kanıtlarını gösteren ve size gökyüzünden rızıklar indiren O’dur. Sadece tamamen teslim olanlar dikkate almayı başaracaklardır.

[40:14] Bu nedenle, inkârcılar hoşlanmasalar da tapınmanızı mutlak bir şekilde YALNIZCA TANRI’ya adayın.

[40:15] En yüksek derecelerin Sahibi ve tüm egemenliğin Hükümdarı olana. O, Toplanma Günü hakkında uyarmak için kulları arasından seçtiğine emirlerini taşıyan esin gönderir.

[40:16] O, herkesin tamamen ifşa olacağı gündür; onların hiçbiri TANRI’dan hiçbir şey gizleyemeyecek. O gün tüm egemenlik kime aittir? Tek ve Mutlak Hâkim olan TANRI’ya aittir.

O Büyük Gün İçin Hazırlanın

[40:17] O gün, her ruh kazanmış olduğu ne varsa karşılığını görecektir. O gün, hiçbir adaletsizlik olmayacaktır. TANRI hesap görmede en etkili olandır.

Şefaat Yok

[40:18] Onları, kalplerin dehşete kapılacağı ve birçoklarının pişmanlık duyacağı o yakın gün hakkında uyar. Haddi aşanların ne bir dostu ne de sözü dinlenir bir şefaatçisi olacaktır.

[40:19] O, gözlerin göremediğinden ve zihinlerin gizlediği her şeyden tamamen haberdardır.

[40:20] TANRI adil bir şekilde yargılama yapar, oysa O’nun yanında yalvardıkları putlar hiçbir şeyi yargılayamazlar. TANRI İşitendir, Görendir.

[40:21] Onlar yeryüzünü dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonuçlarına bakmadılar mı? Kendilerinden daha güçlüydüler ve yeryüzünde daha üretkendiler. Fakat TANRI onları günahlarından dolayı cezalandırdı ve hiçbir şey onları TANRI’dan koruyamazdı.

[40:22] Bunun nedeni elçilerinin kendilerine açık kanıtlarla gitmeleri, fakat onların inkâr etmeleridir. Sonuç olarak, TANRI onları cezalandırdı. O Kudretlidir, ceza uygulamada şiddetlidir.

Musa

[40:23] Musa’yı işaretlerimizle ve esaslı bir yetki ile gönderdik.

[40:24] Firavun’a, Haman’a ve Karun’a. Fakat onlar, “Bir sihirbaz; bir yalancı” dediler.

[40:25] Onlara bizden gerçeği gösterdiğinde dediler ki “Onunla birlikte iman etmiş olanların oğullarını öldürün, kızlarını da sağ bırakın.” Nitekim inkârcıların planı hep aşağılıktır.

Musa’ya Karşı Firavun

[40:26] Firavun dedi ki “Bırakın da Musa’yı öldüreyim ve bırakın da Rabbine yalvarsın. Onun dininizi bozmasından veya yeryüzünde kötülük yaymasından endişeliyim.”

[40:27] Musa dedi ki “Ben, Hesap Günü’ne inanmayan her kibirliden, Rabbime ve Rabbinize sığınıyorum.”

Tanrı Yalancı Olmayanlara Rehberlik Eder

[40:28] Firavun’un halkından inancını gizleyen bir adam dedi ki “Siz bir adamı, sırf ‘Benim Rabbim TANRI’dır’ dediğinden ötürü, üstelik size Rabbinizden açık kanıtlar gösterdiği halde nasıl öldürebilirsiniz? Eğer o yalancı ise bu onun problemidir, ancak eğer o doğru sözlü ise siz onun vaatlerinden faydalanırsınız. Şüphesiz, TANRI hiçbir haddi aşana, yalancıya rehberlik etmez.

[40:29] “Ey halkım! Saltanat ve üstünlük bugün sizdedir. Fakat bize geldiği takdirde TANRI’nın hükmüne karşı bize kim yardım edecek?” Firavun dedi ki “Benim uygun gördüğüme uymak zorundasınız; ben size sadece doğru yolda rehberlik edeceğim.”

[40:30] İman etmiş olanlardan biri dedi ki “Ey halkım! Sizin için önceki muhaliflerin uğradığı aynı akıbetten korkuyorum.

[40:31] “Yani Nuh’un muhalifleri ve Âd, Semûd ve onlardan sonra gelenler. TANRI insanlar için herhangi bir haksızlık dilemez.

[40:32] “Ey halkım! Sizin için Toplanma Günü’nden korkuyorum.

[40:33] “O, arkanızı dönüp kaçmak isteyeceğiniz gündür. Fakat sizi TANRI’dan hiçbir şey kurtaramayacaktır. TANRI kimi saptırırsa ona hiçbir şey rehberlik edemez.”

Son Elçi Kimdir?*/nTrajik Bir İnsan Özelliği

[40:34] Ondan önce Yusuf da size açık vahiylerle gelmişti, fakat siz onun mesajından şüphe etmeye devam etmiştiniz. Sonra o öldüğünde, “TANRI ondan sonra herhangi bir elçi göndermeyecek. (O son elçidir)!”** demiştiniz. TANRI haddi aşanları, şüphecileri böyle saptırır.

*40:34 Yahudiler Mesih kendilerine geldiğinde ona iman etmeyi reddettiler, Hristiyanlar Muhammed kendilerine geldiğinde onu reddettiler ve bugünkü Müslümanların çoğunluğu Muhammed’in son elçi olduğuna inanırlar. Bu hatalı temelde, Tanrı’nın Antlaşma Elçisi’ni kabul etmeyi reddettiler. 3:81-90 ve 33:7 ayetlerinden, “Tanrı’nın Antlaşma Elçisi’ne iman et ve onu destekle” şeklindeki kesin Kurani emri kabul etmeyenlerin artık imanlılar olmadığını öğreniyoruz. Ek 2 & 26’ya bakınız./n**40:34 Şurası dikkat çekicidir ki Arapça metinde “Reşad” ismini, “son elçi” denilmesine karşı olan uyarının tam olarak dört ayet öncesinde ve bir de dört ayet sonrasında görüyoruz.

[40:35] Onlar, hiçbir temel olmadan TANRI’nın vahiylerinin aleyhinde konuşurlar. Bu, TANRI ve iman edenler tarafından en nefret edilen bir özelliktir. İşte TANRI, her kibirli zorbanın kalbini böyle mühürler.

[40:36] Firavun dedi ki “Ey Haman! Benim için yüksek bir kule inşa et, belki erişip keşfedebilirim.

[40:37] “Göğe ulaşmak ve Musa’nın tanrısına bir göz atmak istiyorum. Ben onun bir yalancı olduğuna inanıyorum.” Böylelikle Firavun’un kötü işleri gözlerinde süslendi ve böylelikle (doğru) yolu izlemekten alıkonuldu. Firavun’un planı gerçekten kötüydü.

[40:38] İman etmiş olanlardan biri dedi ki “Ey halkım! Beni izleyin, ben size doğru yolda rehberlik edeceğim.

[40:39] “Ey halkım! Bu ilk hayat geçici bir illüzyondur, Ahiret ise ebedi kalma yeridir.”

En İyi Anlaşma

[40:40] Kim bir günah işlerse sadece onun karşılığını alır ve her kim—erkek veya kadın—iman edip doğruluğa çalışırsa, bunlar ise içinde limitsiz olarak rızıklanacakları Cennete girecekler.

İman Eden Mısırlı Kendi Halkı ile Tartışıyor

[40:41] “Ey halkım! Ben sizi kurtarılmaya davet ederken siz beni cehennem ateşine davet ediyorsunuz.

[40:42] “Siz beni TANRI’ya nankör olmaya ve tanımadığım putları O’nun yanına yerleştirmeye davet ediyorsunuz. Ben ise sizi Kudretli ve Bağışlayıcı olana davet ediyorum.

[40:43] “Hiç şüphe yok ki sizin beni davet ettiğiniz şeyin ne bu dünyada ne de Ahirette bir dayanağı yoktur, sizin nihai dönüşünüz TANRI’yadır ve haddi aşanlar cehennem ateşine maruz kaldılar.

[40:44] “Şu an size söylediğimi bir gün hatırlayacaksınız. Ben bu meselenin yargısını TANRI’ya bırakıyorum; TANRI tüm insanları Görendir.”

[40:45] Sonra TANRI onu onların kötü planlarından korudu, Firavun’un halkı ise en kötü cezaya uğradı.

Kabirde İken: Sürekli Bir Kâbus

[40:46] Cehennem onlara gece gündüz gösterilecek ve Diriliş Günü’nde: “Firavun’un halkını en kötü azabın içine alın.”

[40:47] Cehennemde tartışırlarken, takipçiler önderlerine diyecekler ki “Biz sizin takipçilerinizdik, bu Cehennemin herhangi bir parçasını bizden savabilir misiniz?”

[40:48] Önderler de diyecekler ki “Hepimiz bunun içinde beraberiz. TANRI insanlar arasında yargılama yaptı”

Çok Geç

[40:49] Cehennem ateşinde olanlar, Cehennemin bekçilerine diyecekler ki “Rabbinize, bu azabı bizden hiç değilse bir gün olsun hafifletmesi için çağrıda bulunun.”

[40:50] Onlar da diyecekler ki “Size açık mesajlar ileten elçileriniz gelmedi mi?” Onlar “Evet” diyecekler. Onlar da, “O halde (dilediğiniz kadar) yalvarın; inkârcıların yalvarışı daima boşunadır.”

Garantili Galibiyet; Burada ve Sonsuza Dek

[40:51] Muhakkak ki biz hem bu dünyada hem de tanıkların çağırıldığı günde elçilerimize ve iman edenlere galibiyet vereceğiz.

[40:52] O gün, inkârcıların özürleri kendilerine yarar sağlamayacaktır. Onlar lanete uğradılar; onlar en kötü kadere mahkûm oldular.

Tarihten Ders Alın

[40:53] Biz Musa’ya rehberlik verdik ve İsrailoğullarını kutsal yazıya vâris kıldık.

[40:54] (Onların tarihi) akıl sahipleri için bir ders ve bir hatırlatmadır.

[40:55] Öyleyse sabırlı ol, çünkü TANRI’nın vaadi gerçektir ve günahın için bağışlanma dile ve Rabbini gece gündüz yüceltip öv.

[40:56] Şüphesiz, kanıt olmadan TANRI’nın vahiylerinin aleyhinde olanlar, göğüslerinin içinde saklı olan kibirlerini ifşa ediyorlar ve onlar bunun farkında bile değiller. Öyleyse TANRI’ya sığın; O İşitendir, Görendir.

Evrenin Muhteşem İnşası

[40:57] Göklerin ve yerin yaratılışı insanın yaratılışından bile daha muhteşemdir, fakat insanların çoğu bilmez.

[40:58] Kör ile gören bir değildir. İman edip doğruluğa çalışanlar da günahkârlarla eşit değildir. Nadiren dikkate alırsınız.

[40:59] Kesinlikle, Saat (Yargı Günü) geliyor, onda hiç şüphe yok, ne var ki insanların çoğu iman etmez.

Yakarış: Bir Tapınma Şekli*

[40:60] Rabbiniz der ki “Bana yalvarın, ben de size yanıt vereyim. Şüphesiz Bana tapınmakta aşırı kibirli olanlar, horlanarak yaka paça Cehenneme gireceklerdir.”

*40:60 Yakarış, herhangi bir şey için Tanrı’ya yalvarmak, maddi zevkler için bile olsa bir tapınma şeklidir. Ne zaman herhangi bir ihtiyacımız olsa Tanrı’ya yalvar buyruğu bundan dolayıdır. Bir ateist Tanrı’ya asla hiçbir şey için yalvarmayacaktır.

[40:61] TANRI, onda dinlenmeniz için geceyi dizayn eden ve gündüzü aydınlık yapandır. TANRI insanlara birçok nimetler ihsan eder, fakat insanların çoğu şükretmez.

[40:62] Rabbiniz, her şeyin Yaratıcısı olan TANRI işte böyledir. O’ndan başka tanrı yoktur. Nasıl sapabildiniz?

[40:63] TANRI’nın vahiylerini göz ardı edenler sapıyorlar.

[40:64] Yeryüzünü sizin için yaşanabilir kılan ve gökyüzünü müthiş bir yapı haline getiren TANRI’dır ve sizi O dizayn etti, üstelik güzel dizayn etti. Size güzel rızıklar sağlayan da O’dur.* Rabbiniz olan TANRI işte böyledir; Kâinatın Rabbi olan TANRI, En Yüce olandır.

*40:64 Bkz. Dipnotlar 15:20, 20:54, 25:2 ve 35:12-13.

[40:65] O, Diridir; O’ndan başka tanrı yoktur. Dininizi mutlak şekilde yalnızca O’na adayarak yalnızca O’na tapın. Kâinatın Rabbi olan TANRI’ya övgüler olsun.

Tanrı’nın Üzerine Olan Nimetlerinden Önce/nMuhammed Putlara Tapardı

[40:66] De ki, “Bana Rabbimden açık vahiyler geldiğinde, TANRI’nın yanında taptığınız putlara tapmaktan menedildim. Ben kâinatın Rabbine teslim olmakla emrolundum.”*

*40:66 Bu ayette kullanılan Arapça “Nehy” kelimesi, devam etmekte olan bir şeyin durdurulmasını belirtmektedir. Örneğin 4:171’deki aynı kelimeye bakınız. Ayrıca 93:7’ye de bakınız.

[40:67] Sizi topraktan ve akabinde ufacık bir damladan, ardından da asılı duran bir embriyodan yaratan O’dur, sonra sizi çocuk olarak dışarı çıkarır, sonra sizi olgunluğa eriştirir, sonra da yaşlanırsınız—bazılarınız daha erken ölür. Önceden belirlenmiş bir yaşa erişirsiniz ki anlayasınız.

[40:68] Hayatı ve ölümü kontrol eden yegâne Kişi O’dur. Bir şeyin yapılmasını sağlamak için ona sadece “Ol” der ve o da olur.

[40:69] TANRI’nın kanıtlarına karşı çıkanlara ve onların nasıl saptıklarına dikkat ettin mi?

[40:70] Onlar, kutsal yazıyı ve elçilerimizle gönderdiğimiz mesajları reddedenlerdir. Bu nedenle, onlar ileride mutlaka anlayacaklar.

[40:71] Boyunlarının etrafında prangalar olacaktır ve onları sürüklemek için zincirler kullanılacaktır.

[40:72] Inferno’da, sonra da Ateşte yanacaklar.

*40:72 Kendilerini hazırlamayanlar, Yargı Günü’nde, Tanrı’nın huzurunda muazzam bir şekilde acı çekeceklerdir. Ruhlarının yeterli düzeyde büyüyüp gelişmemesi nedeniyle Tanrı’nın yakınlığına dayanamazlar. Ben bu özel durumu tanımlamak için “Inferno” kullanıyorum (55:44). Ruhun hazırlanması, İletişim Duası gibi Tanrı tarafından hükme bağlanan dini usullerle yapılır.

[40:73] Onlara sorulacak, “Hani nerede o tapmakta olduğunuz putlar…

Onlar Bir Hiçe Taptılar

[40:74] “…TANRI’nın yanında?” Diyecekler ki “Onlar bizi terk ettiler. Aslında onlara taptığımızda bir hiçe tapıyorduk.” Böylelikle TANRI inkârcıları saptırır.

[40:75] Bunun nedeni yeryüzünde sahte doktrinler ile sevinip durmanız ve onların reklamını yapmanızdır.

[40:76] İçinde ebedi kalacağınız Cehennemin kapılarından girin. Kibirli olanlar için ne kötü bir kader.

[40:77] Sabırlı ol, çünkü TANRI’nın vaadi gerçektir. Onlar için söz verdiğimiz (azabın) bir kısmını sana göstersek de yahut ondan önce senin hayatına son da versek, onlar bize döndürüleceklerdir.

Kuran’ın Matematiksel Mucizesi için Tanrı’nın Yetkilendirmesi *

[40:78] Senden önce de elçiler gönderdik—bazılarından sana bahsettik ve bazılarından sana bahsetmedik. Hiçbir elçi, TANRI’nın yetkilendirmesi olmadan herhangi bir mucize ortaya koyamaz.* TANRI’nın yargısı verildiğinde, gerçek olan egemen olur ve tahrifçiler ifşa olup aşağılanırlar.

*40:78 Biz, 17:45-46, 18:57 ve 56:79 ayetlerinden öğreniyoruz ki imansızlar Kuran’a erişemezler; sadece imanlıların ve samimi arayışçıların onu anlamalarına Tanrı tarafından izin verilir. Kuran’ın matematiksel kodu, “Büyük mucizelerden biri” (74:30-35), Tanrı tarafından yetkilendirildi ve Kendi Antlaşma Elçisi vasıtasıyla vahyedildi (Ek 2).

[40:79] Çiftlik hayvanlarını sizin için yaratan TANRI’dır; bazılarına binersiniz bazılarını da yersiniz.

[40:80] Ayrıca, birçok ihtiyacınızı karşılayacak ek faydalar sağlarlar. Onlar üzerinde, ilaveten gemiler üzerinde taşınırsınız.

[40:81] O size kanıtlarını bu şekilde gösterir. TANRI’nın kanıtlarından hangisini yalanlayabilirsiniz?

[40:82] Onlar yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekiler için sonuçlara dikkat etmediler mi? Onlar sayıca daha fazlaydılar, daha güçlüydüler ve yeryüzünde daha büyük bir mirasa sahiptiler. Yine de tüm kazanımlarının kendilerine en ufak bir yararı olmadı.

[40:83] Elçileri kendilerine açık kanıtlarla gittiklerinde, miras almış oldukları bilgiyle seviniyorlardı ve alaya aldıkları şeyler onların düşüş sebebiydi.

YALNIZCA Tanrı

[40:84] Sonra azabımızı gördüklerinde dediler ki “Artık YALNIZCA TANRI’ya iman ediyoruz ve artık uyguladığımız putperestliği inkâr ediyoruz.”

Çok Geç

[40:85] Azabımızı gördüklerinde inançları onlara en ufak fayda sağlamadı. Bu, yarattıklarının hakkından gelmek için kurulmuş olan TANRI’nın sistemidir; inkârcılar daima kötü sona mahkûmdurlar.