Submission

Submission — Submission (İslam): gerçek İslam hakkında doğru bilgilerin 33 dildeki lider kaynağı

Sure 41: Detaylandırılmış

En Lütufkâr, En Merhametli olan Tanrı’nın adıyla

[41:1] H.M.*

*41:1 Kuran’ın bu Başlangıçlarının önemi için Dipnot 40:1’e bakınız.

[41:2] En Lütufkâr, En Merhametli olandan bir vahiydir.

[41:3] Bir kutsal yazı ki onun ayetleri, Arapça bir Kuran’da, bilen insanlar için bütün detayları sağlar.

[41:4] Bir müjdeleyicidir, aynı zamanda bir uyarıcıdır. Ancak onların çoğu yüz çevirirler; onlar işitmezler.

[41:5] Dediler ki “Biz sabit fikirliyiz, kulaklarımız senin mesajına sağırdır ve bizi senden bir engel ayırmaktadır. Ne istersen onu yap, biz de öyle yapacağız.”

[41:6] De ki, “Ben, kendisine tanrınızın bir tek tanrı olduğu esinlenmiş olan sizin gibi bir insandan fazlası değilim. O’na adanmalısınız ve O’nun bağışlamasını dilemelisiniz. Puta tapanların vay haline.

[41:7] “Ki onlar zorunlu bağışı (Zekâtı) vermezler ve onlar Ahiret konusunda inkârcıdırlar.”

[41:8] İman edip doğru bir hayat sürenlere gelince, onlar tamamen hak edilmiş bir mükâfat alırlar.

[41:9] De ki, “Yeryüzünü iki günde* yaratanı inkâr ediyor ve O’na denk tutmak için putlar oluşturuyorsunuz, kaldı ki O, kâinatın Rabbidir.”

*41:9-10 Yaratılışın “günleri” bir ölçütü temsil eder. Nitekim fiziksel kâinat iki günde yaratılmışken, yeryüzündeki tüm yaratıklar için rızıkların hesaplanması dört gün gerektirdi. Bu, aynı zamanda bize yaşamın sadece bu Dünya gezegeninde olduğunu öğretmektedir.

[41:10] Onun üzerine sabitleyiciler (dağlar) yerleştirdi, onu verimli kıldı ve tüm sakinlerinin ihtiyaçlarını karşılamak için onun rızıklarını dört günde hesapladı.

[41:11] Sonra gökyüzüne döndü, hala gaz olduğu zaman ona ve yerküreye dedi ki “İsteyerek veya istemeyerek varlık haline gelin.” Dediler ki “İsteyerek geliyoruz.”

[41:12] Böylece O,* yedi evreni iki günde tamamladı ve her bir evren için yasalar oluşturdu. Ve biz* en alt evreni lambalarla süsledik ve onun etrafına muhafızlar yerleştirdik. Kudretli Olan’ın, Her şeyi Bilen’in tasarımı böyledir.

*41:12 Tanrı kâinatı tek başına yarattı (18:51), fakat melekler en alt evrende belirli işleri yürütmeye dâhil oldular. Bizim evrenimiz Tanrı’nın fiziksel varlığını kaldıramaz (7:143). Çoğul kipi, meleklerin evrenimizdeki rolünü bildirmektedir (Ek 10)./nUyarı

[41:13] Eğer yüz çevirirlerse o zaman de ki, “Ben sizi Âd’ı ve Semûd’u yok eden felakete benzer bir felaket ile uyarıyorum.”

[41:14] Elçileri kendilerine, onlardan önce ve onlardan sonra olduğu gibi “TANRI’dan başkasına tapmayın” diyerek gitmişti.  Onlar da dediler ki “Rabbimiz irade etmiş olsaydı melekleri gönderebilirdi. Biz sizin söylediklerinizi inkâr ediyoruz.”

[41:15] Âd’a gelince, onlar yeryüzünde büyüklük tasladılar, gerçeğe karşı çıktılar ve dediler ki “Kim bizden daha güçlüdür?” Onlar, kendilerini yaratan TANRI’nın kendilerinden daha güçlü olduğunu fark etmediler mi? Onlar bizim vahiylerimize karşı nankördüler.

[41:16] Sonuç olarak, birkaç berbat gün için üzerlerine şiddetli rüzgâr gönderdik. Böylelikle onlara bu hayatta aşağılayıcı bir azap dokundurduk, Ahiret azabı ise daha aşağılayıcıdır; onlar asla kazanamazlar.

[41:17] Semûd’a gelince, onlara rehberlik sağladık, fakat onlar körlüğü rehberliğe tercih ettiler. Sonuç olarak, kazandıklarından ötürü o korkunç ve utanç verici azap onları yok etti.

[41:18] Biz daima iman edip doğru bir hayat sürenleri kurtarırız.

[41:19] TANRI’nın düşmanlarının horlanarak cehennem ateşine çağırılacakları gün gelecek.

[41:20] Oraya vardıklarında, kendi işitmeleri, gözleri ve derileri yapmış oldukları her şeye tanıklık edecektir.

Video Kaydı

[41:21] Derilerine şöyle diyecekler, “Neden bize karşı tanıklık ettiniz?” Onlar da şöyle yanıt verecekler, “Bizi TANRI konuşturdu; her şeyi konuşturan O’dur. Sizi ilk başta yaratan da O’dur ve şimdi siz O’na döndürüldünüz.”

[41:22] Kendi işitmenizden, gözlerinizden veya derilerinizden saklanabilmenizin bir yolu yok. Aslında siz yaptıklarınızın çoğundan TANRI’nın habersiz olduğunu zannettiniz.

[41:23] Rabbiniz hakkında böylesi bir düşünce sizin düşmenize sebep olacaktır ve sizler kaybedenler olacaksınız.

[41:24] Eğer oldukları gibi devam ederlerse, Cehennem onların kaderi olacaktır ve eğer mazeretler uydururlarsa, mazur görülmeyeceklerdir.

Cin Yoldaşlar

[41:25] Onlara, yaptıkları her şeyi gözlerinde süslü gösteren yoldaşlar atarız. Böylelikle, onlar eninde sonunda önceki cin ve insan toplulukları ile aynı akıbeti paylaşırlar, ki onlar da kaybedenlerdi.

[41:26] İnkâr etmiş olanlar dediler ki “Bu Kuran’ı dinlemeyin ve onu çarpıtın ki kazanasınız.”

[41:27] Biz kesinlikle bu inkârcılara şiddetli bir azap dokunduracağız. Biz kesinlikle kötü işleri için onlara karşılıklarını vereceğiz.

[41:28] TANRI’nın düşmanlarını bekleyen karşılık işte böyledir. Ebedi kalma yerleri Cehennem olacaktır; vahiylerimizi bir köşeye attıkları için adil bir karşılık.

Yargı Günü’nde

[41:29] İnkâr edenler diyecekler ki “Rabbimiz! İki türden—cinlerden ve insanlardan—bizleri saptıranları bize göster ki onları ayaklarımızın altında ezelim ve onları en alçak olanlar haline getirelim.”

Mükemmel Mutluluk: Şimdi ve Sonsuza Dek

[41:30] “Rabbimiz TANRI’dır” diye ilan edip ardından doğru bir hayat sürenlerin üzerine melekler iner: “Hiçbir korku duymayın, üzülmeyin de. Cennet sizin için ayrıldı müjdesi ile sevinin.

[41:31] “Biz bu hayatta da Ahirette de sizin dostlarınızız. Orada arzuladığınız her şeye sahip olacaksınız; istediğiniz her şeye sahip olacaksınız.

[41:32] “Bir Bağışlayıcıdan, En Merhametli olandan ebedi kalma yeriniz (işte böyledir).

Teslim Olanlar

[41:33] TANRI’ya davet eden, doğruluğa çalışan ve “Ben teslim olanlardan biriyim” diyen birinden daha güzel sözü kim söyleyebilir?

[41:34] Güzel yanıt vermek ile kötü yanıt vermek bir değildir. Sen mümkün olan en güzel karşılığı verme yoluna git. Böylelikle, düşmanın olan kişi en iyi arkadaşın olabilir.

[41:35] Buna kararlı bir şekilde sebat edenler dışında hiç kimse erişemez. Buna son derece şanslı kimseler dışında hiç kimse erişemez.

Şeytan Seni Ayarttığı Zaman

[41:36] Şeytan sana bir fikir fısıldadığında TANRI’ya sığın. O İşitendir, Her Şeyi Bilendir.

Tanrı’nın Kanıtları

[41:37] Gece ve gündüz, güneş ve ay O’nun kanıtlarındandır. Güneşin veya ayın önünde secde etmeyin; onları yaratan TANRI’nın önünde secdeye kapanın, eğer gerçekten yalnızca O’na tapıyorsanız.

[41:38] Eğer bunu yapmada kibirli iseler, zira Rabbinin katındakiler hiç usanmadan gece gündüz O’nu yüceltirler.

[41:39] O’nun kanıtlarından biri de şudur ki sen toprağı durgun görürsün, sonra biz ona su yağdırır yağdırmaz yaşamla titreşir. Elbette onu dirilten ölüyü de diriltebilir. O, Her Şeye Gücü Yetendir.

[41:40] Kesinlikle, vahiylerimizi çarpıtanlar bizden gizli değildirler. Cehenneme atılan biri mi daha iyidir yoksa Diriliş Günü’nde güven içinde gelen kişi mi? Dilediğinizi yapın; O, yaptığınız her şeyi Görendir.

Kuran’ın Matematiksel Mucizesi*

[41:41] Kendilerine ulaştığında Kuran’ın kanıtını* reddetmiş olanlar, aynı zamanda Şerefli bir kitabı da reddetmiş oldular.

*41:41 “Zikr” kelimesi, 38:1’de açıkça belirtildiği gibi Kuran’ın matematiksel kodunu kastetmektedir.

[41:42] Ne geçmişte ne de gelecekte ona hiçbir batıl sokulamaz;* En Bilge ve Övgüye Layık birinden gelen bir vahiy.

*41:42 Kuran’ın matematiksel mucizesinin majör fonksiyonlarından biri de, Kuran’ın her harfini ve her yönünü korumaktır. Böylelikle, herhangi bir oynama hemen fark edilir (Ek 1 & 24)./nTanrı’nın Antlaşma Elçisi*

[41:43] Sana söylenen, tam olarak önceki elçilere de söylenen şeydi. Rabbin bağışlama sahibidir ve O, aynı zamanda acı veren bir azabın da sahibidir.

*41:43 Matematiksel kanıt, bu ayetin Tanrı’nın Antlaşma Elçisi’ni kastettiğini göstermektedir. “Reşad”ın sayısal değeri (505), artı “Halife”nin sayısal değeri (725), artı bu ayetin numarası (43) toplandığında, 505 + 725 + 43 = 1273 = 19x67 elde ederiz. Ek 2’ye bakınız./nDil Önemsizdir

[41:44] Eğer onu Arapça olmayan bir Kuran yapsaydık, “O neden bu dilde indi?” derlerdi. İster Arapça olsun ister Arapça olmasın, de ki, “O, iman eden kimseler için bir rehber ve şifadır. İnkâr edenlere gelince, onlar ona sağır ve kör olacaklardır, sanki kendilerine çok uzaklardan sesleniliyormuş gibi.”

[41:45] Biz Musa’ya da kutsal yazı verdik ve onda da anlaşmazlığa düşüldü. Eğer Rabbinin önceden verilmiş kararı olmasaydı, onlar için derhal hüküm verilirdi. Doğrusu onlar birçok şüphe barındırmaktadırlar.

[41:46] Kim doğruluğa çalışırsa kendi iyiliği için yapar ve kim kötülüğe çalışırsa kendi zararına yapar. Rabbin insanlara karşı asla adaletsiz değildir.

Putlar Kendi Takipçilerini Sahiplenmez

[41:47] Saat (Dünya’nın sonu) ile alakalı bilgi O’nun yanındadır.*  O’nun bilgisi olmadan ne bir meyve kabuğundan çıkar, ne de bir kadın gebe kalır veya doğurur. O’nun kendilerine “Benim yanıma yerleştirdiğiniz şu putlar nerede?” diye soracağı gün gelecek. Onlar da, “Sana beyan ederiz ki hiçbirimiz buna tanıklık etmiyoruz” diyecekler.

*41:47 Tanrı bu bilgiyi Kendi Antlaşma Elçisi aracılığıyla vahyetti (Ek 25).

[41:48] İlahlaştırmış oldukları putlar onları sahiplenmeyecekler ve onlar hiçbir kaçış olmadığını anlayacaklar.

Kötü Gün Dostları

[41:49] İnsanoğlu iyi şeyler için yalvarmaktan asla usanmaz. Ve ne zaman kendisine bir sıkıntı dokunsa umutsuzluğa düşer, çaresizliğe kapılır.

[41:50] Ve bazı sıkıntılar çektikten sonra kendisini nimetlendirdiğimiz zaman der ki, “Bu bana aittir. Ben Saat’in geleceğine asla inanmıyorum. Rabbime döndürülsem bile O’nun katında daha güzel şeyler bulacağım.” Elbette biz inkârcılara tüm yaptıklarını bildireceğiz ve onları şiddetli bir azaba çarptıracağız.

[41:51] İnsanoğlunu nimetlendirdiğimiz vakit yüz çevirir ve daha da ve daha da uzaklaşır, ne zaman ki herhangi bir ızdırap çekse yüksek sesle yalvarır.

[41:52] İlan et: “Ya eğer bu TANRI’dan ise ve siz de onu reddetmeye karar verdiyseniz? Buna karşı çıkmaya karar verenden daha sapık kimdir?”

Büyük Bir Kehanet*

[41:53] Biz kanıtlarımızı onlara ufuklarda ve kendi içlerinde göstereceğiz, ta ki onlar bunun gerçek olduğunu anlayıncaya dek.* Rabbin her şeye bir tanık olarak yetmez mi?

*41:53 Bu ayeti oluşturan harfler 19 adettir ve sayısal değerlerinin toplamı 1387, yani 19x73’tür. 9:33, 48:28, 61:9 & 110:2 ile birlikte bu büyük kehanet bize, tüm dünyanın Tanrı’nın değiştirilmemiş mesajı olarak Kuran’ı kabul etmeye mukadder olduğunu bildirir (Ek 38’e bakınız).

[41:54] Doğrusu onlar Rableri ile buluşma konusunda şüphe doludurlar. O ise her şeyden tamamen haberdardır.