Sure 38: S
En Lütufkâr, En Merhametli olan Tanrı’nın adıyla
[38:1] S. (Saad)* ve kanıtı içeren Kuran.**
*38:1 Bu başlangıç harfi (Saad) 7, 19 &, 38 numaralı surelerde toplam 152 kez, 19x8 kez geçmektedir (Ek 1)./n**38:1 “Zikr” kelimesi Kuran’dan ayrı tutulur ve açıkça Kuran’ın mucizevi matematiksel koduna işaret eder. Bkz. 15:6, 9; 16:44; 21:2, 24; 26:5; & 36:11, 69.
[38:2] İnkâr edenler, kibre ve muhalefete gömüldüler.
[38:3] Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Yardım için çağrıda bulundular; fakat boşuna.
[38:4] Kendilerine, içlerinden bir uyarıcının gelmesi gerektiğine şaştılar. İnkârcılar dediler ki “Bir sihirbaz; bir yalancı.
[38:5] “Tanrıları tek tanrı mı yaptı? Bu gerçekten de tuhaf.”
[38:6] Önderler şöyle duyuruda bulundular, “Gidin ve tanrılarınıza tapınmakta kararlı bir şekilde sebat edin. Arzu edilen budur.
[38:7] “Biz babalarımızın dininden bunu hiç işitmedik. Bu bir yalandır.
[38:8] “Biz dururken, kanıt neden ona indi?” Gerçekten de onlar Benim kanıtımdan kuşku içindedirler. Gerçekten de onlar Benim azabımı henüz tatmadılar.
[38:9] Kudretli olan ve Bahşeden Rabbinin rahmet hazinelerine mi sahipler?
[38:10] Göklerin, yerin ve aralarındaki her şeyin egemenliğine onlar mı sahipler? Hadi kendi kendilerine yardım etsinler.
[38:11] Aksine, toplayabilecekleri güçler ne olursa olsun—bütün birliklerini bir araya getirseler bile—yenilecekler.
[38:12] Kendilerinden önce Nuh halkı, Âd ve güçlü Firavun da inkâr ediyordu.
[38:13] Ayrıca, Semûd, Lut halkı, (Midyan’ın) orman sakinleri de; bunlar muhalif olanlardı.
[38:14] Onların her biri elçileri inkâr ettiler ve bu yüzden Benim azabım kaçınılmazdı.
[38:15] Bu insanlar, asla telafi edemedikleri cinsten bir patlama bekleyebilirler ancak.
[38:16] Meydan okudular: “Rabbimiz! Bizim için Hesap Günü’nden önce azabı neden çabuklaştırmıyorsun?”
[38:17] Onların sözleri karşısında sabırlı ol ve her işin altından kalkan kulumuz Davut’u hatırla; o itaatkârdı.
[38:18] Dağları onun hizmetine vermiştik, onunla birlikte gece gündüz yüceltiyorlardı.
[38:19] Ayrıca kuşlar da onun hizmetine verilmişti; hepsi ona itaatkârdı.
[38:20] Onun saltanatını güçlendirdik, ona bilgelik ve sağlam bir mantık bahşettik.
[38:21] Gizlice onun mabedine giren ihtilaflı adamların haberini aldın mı?
[38:22] Odasına girdiklerinde o ürktü. Dediler ki “Korkma. Biz birbirimizle ihtilaflıyız ve senin adil hükmünü talep ediyoruz. Bize haksızlık etme ve doğru yolda bize rehberlik et.
[38:23] “Benim bu kardeşim doksan dokuz* koyuna sahip, benim ise bir koyunum var. O, benim koyunumu da kendisininkine katmak istiyor ve bana baskı yapmaya devam ediyor.”
*38:23 Burası, 99 sayısının geçtiği tek yerdir. Kuran’da otuz farklı sayı geçmektedir ve toplamları 162146, 19x8534’tür. Ek 1’e bakınız./nDavut’un Örnek Alınacak Takvası
[38:24] Dedi ki “Senin koyununu kendisininkine katmak istemekle haksızlık ediyor. Mallarını birleştiren insanların çoğu birbirlerine haksızca davranır, ancak iman edip doğruluğa çalışanlar hariç, bunlar da pek azdır.” Devamında, Davut doğru kararı verip vermediği konusunda meraklandı. Bizim onu test ettiğimizi düşündü. Daha sonra Rabbine bağışlanma için yalvardı, eğildi ve tövbe etti.*
*38:24 Bu açık örnekte, bir tarafta 99’a karşılık diğer tarafta 1, Davut’un doğru kararı verme konusundaki aşırı titizliği onun bağışlanma dilemesine neden oldu. Biz bu kadar dikkatli miyiz?
[38:25] Bu konuda onu bağışladık. Kendisine katımızda şeref makamı ve güzel bir mesken bahşettik.
[38:26] Ey Davut! Biz seni yeryüzünde bir yönetici yaptık. Bu nedenle, insanlar arasında adilce hüküm ver ve kendi kişisel fikrini takip etme, yoksa o seni TANRI’nın yolundan saptırır. Şüphesiz, TANRI’nın yolundan sapanlar, Hesap Günü’nü unuttukları için şiddetli azaba maruz kalırlar.
[38:27] Biz göğü, yeri ve aralarındaki her şeyi boşu boşuna yaratmadık. Böylesi, inkâr edenlerin düşüncesidir. Bu yüzden, inkâr edenlere yazıklar olsun; onlar Cehennemde acı çekecekler.
[38:28] İman edip doğru bir hayat sürenlere, yeryüzünde kötülük işleyenlere davrandığımız gibi mi davranalım? Doğrulara, kötülere davrandığımız gibi mi davranalım?
[38:29] Bu sana indirdiğimiz bereketli bir kutsal yazıdır—belki onun ayetleri üzerinde düşünürler. Akıl sahipleri dikkate alacaklardır.
Süleyman’ın Örnek Adanmışlığı
[38:30] Davut’a Süleyman’ı bahşettik; iyi ve itaatkâr bir kul.
[38:31] Bir gün kafası sürekli güzel atları ile meşgul oldu, ta ki gece başlayıncaya kadar.
[38:32] Ardından dedi ki “Ben, Rabbime tapınmaktan keyif almaktan daha çok maddi şeylerden keyif aldım, ta ki güneş kayboluncaya dek.*
*38:32 Süleyman atlarından dolayı ikindi namazını kaçırdı. Şeytan’ın, Süleyman atlarına Tanrı’ya olan sevgisinden daha çok sevgi besledi şeklindeki olası iddiasını boşa çıkarmak için atlarından vazgeçti.
[38:33] “Onları geri getirin.” (Veda etmek için) onların bacaklarını ve boyunlarını okşadı.
[38:34] Süleyman’ı bu şekilde test ettik; onu geniş maddi zenginlikle nimetlendirdik, fakat o kararlı bir şekilde teslim oldu.*
*38:34 & 41 Süleyman ve Eyüp, test spektrumunun her iki ucunu temsil etmektedir. Her koşulda yalnızca Tanrı’ya tapıp tapmadığımızı görmek için, servet, sağlık veya onların yokluğu yoluyla teste tabi tutuluruz.
[38:35] Dedi ki “Rabbim! Beni bağışla ve bana başka hiç kimsenin asla ulaşamadığı bir saltanat bahşet. Sen Bahşedicisin.”
[38:36] Biz (onun duasını yanıtladık ve) rüzgârı onun emrine verdik, istediği yere yağmur yağdırırdı.
[38:37] Ve inşa eden, dalış yapan şeytanları da.
[38:38] Onun emrinde başkaları da görevlendirilmişti.
[38:39] “Bu bizim sana olan ihsanımızdır; limit olmadan, cömertçe verebilirsin yahut tutabilirsin.”
[38:40] O, katımızda şerefli bir konum ve harika bir mesken hak etti.
Şeytan Eyüp’e Musallat Oldu*
[38:41] Kulumuz Eyüp’ü hatırla: Rabbine şöyle seslenmişti: “Şeytan bana sıkıntı ve ızdırap ile musallat oldu.”
*38:34 & 41 Süleyman ve Eyüp, test spektrumunun her iki ucunu temsil etmektedir. Her koşulda yalnızca Tanrı’ya tapıp tapmadığımızı görmek için, servet, sağlık veya onların yokluğu yoluyla teste tabi tutuluruz.
[38:42] “Ayağınla yere vur. Sana şifa ve içecek sağlayacak bir memba.”
Tanrı İmanlılar İçin Telafi Eder
[38:43] Onun için ailesini eski haline getirdik; iki kat fazlasıyla. Böyledir bizim rahmetimiz; akıl sahipleri için ise bir hatırlatmadır.
[38:44] “Şimdi, yeminini yerine getirmek için ülkeyi dolaş ve mesajı vaaz et.” Biz onu kararlı bulduk. Ne iyi bir kul! O bir teslim olandı.
[38:45] Ayrıca kullarımız İbrahim, İshak ve Yakup’u da hatırla. Onlar becerikli ve vizyon sahibi idiler.
[38:46] Onlara büyük bir nimet ihsan ettik: Ahiret bilinci.
[38:47] Onlar seçilmişlerdi, çünkü onlar en doğru kimselerdendi.
[38:48] İsmail’i, Elişa’yı ve Zül-Kifl’i de hatırla; en doğru kimselerdendi.
Doğrular
[38:49] Bu bir hatırlatmadır: Doğrular mükemmel bir kaderi hak ettiler.
[38:50] Aden bahçeleri kapılarını onlar için açacak.
[38:51] Orada rahatlık içindedirler, kendilerine birçok çeşit meyve ve içecek verilecektir.
[38:52] Harika eşlere sahip olacaklardır.
[38:53] Bu, sizin Hesap Günü’nde hak ettiğiniz şeydir.
[38:54] Bizim rızıklarımız tükenmez.
İnkârcılar: Birbirleri ile Çekişip Tartışırlar
[38:55] Haddi aşanlara gelince, onlar berbat bir kadere maruz kaldılar.
[38:56] Cehennem onların yanacakları yerdir; ne berbat bir mesken!
[38:57] Orada tadacakları şey cehennem içecekleri ve acı yiyecektir.
[38:58] Ve aynı türden çok daha fazlası.
[38:59] “Bu, sizinle birlikte Cehenneme atılacak bir gruptur.” Onlar (Cehennem sakinleri tarafından) hoş karşılanmayacaklar. Onlar, cehennem ateşinde yanmayı hak ettiler.
[38:60] Yeni gelenler cevap verecekler, “Siz de hoş gelmediniz. Siz bizden önce gelmiş ve bizi yanlış yönlendirmiş kimselersiniz. Bu nedenle, bu berbat sonu çekin.”
[38:61] Ayrıca şöyle diyecekler, “Rabbimiz! Bizi buraya sürükleyenler işte bunlardır; cehennem ateşinin azabını onlar için ikiye katla.”
Sürpriz!
[38:62] Diyecekler ki “Nasıl olur da kötüler arasında saydığımız insanları (Cehennemde) görmüyoruz?
[38:63] “Onlarla alay edip dururduk; onlardan gözlerimizi çevirirdik.”
[38:64] Bu, önceden belirlenmiş bir gerçektir: Cehennem halkı birbiriyle çekişip tartışacaktır.
[38:65] De ki, “Sizi uyarıyorum; Tek ve Egemen olan TANRI dışında başka tanrı yoktur.
[38:66] “Göklerin, yerin ve ikisi arasındaki her şeyin Rabbi; Kudretli, Bağışlayan.”
Büyük Kavga
[38:67] De ki, “İşte muazzam bir haber.
[38:68] “Ki siz ona tamamen ilgisizsiniz.
[38:69] “Daha önce, Yüce Toplum’daki kavga hakkında hiçbir bilgim yoktu.*
*38:69 Yüce Toplum’daki kavga, Şeytan’ın Tanrı’nın mutlak otoritesine meydan okumasıyla tetiklendi. Bu, kesinlikle insan ırkının tarihindeki en önemli olaydır. Bizler Tanrı’nın mutlak otoritesi ile alakalı sağlam bir duruş sergileyemedik. Bu hayat kendimizi günahtan kurtarmamız için üçüncü ve son şansımızdır (Giriş’e ve Ek 7’ye bakınız).
[38:70] “Tek görevimin uyarıları size iletmek olduğu bana esinlenmektedir.”
[38:71] Rabbin meleklere dedi ki “Ben balçıktan bir insan yaratıyorum.
[38:72] “Onu dizayn ettiğim ve ona Kendi ruhumdan üflediğim zaman onun önünde secdeye kapanın.”
[38:73] Melekler secdeye kapandılar, hepsi,
[38:74] Şeytan hariç; o reddetti ve aşırı kibirliydi, nankördü.
[38:75] Dedi ki “Ey Şeytan! Kendi ellerimle yarattığım şeyin önünde secde etmekten seni alıkoyan neydi? Aşırı mı kibirlisin? Baş mı kaldırdın?”
[38:76] Dedi ki “Ben ondan daha iyiyim; Sen beni ateşten yarattın, onu ise balçıktan yarattın.”
[38:77] Dedi ki “O halde sen sürgün edilmek zorundasın, sen kovulacaksın.
[38:78] “Diriliş Günü’ne kadar Benim lanetime uğradın.”
[38:79] Dedi ki “Rabbim! Diriliş Günü’ne kadar bana mühlet ver”
[38:80] Dedi ki “Sana mühlet verildi.
[38:81] “Belirlenmiş güne kadar.”
[38:82] Dedi ki “Senin haşmetine yemin ederim ki onların hepsini saptıracağım.
[38:83] “Mutlak şekilde yalnızca Sana adanmış olan tapıcıların hariç.”
[38:84] Dedi ki “Bu da gerçektir, Benim tüm söylediğim de gerçektir.
[38:85] “Ben Cehennemi seninle ve sana uyanların tümüyle dolduracağım.”
[38:86] De ki, “Ben sizden herhangi bir ücret istemiyorum ve ben sahtekâr değilim.”
[38:87] “Bu, dünya için bir hatırlatmadır.
[38:88] “Siz bir süre sonra kesinlikle anlayacaksınız.”